Bayramlarda bolca keseden yaşanmış olan yaşam..

 
Mutfağın camları ocakta pişen etin dumanından buğulanmış. 
Babaannem koskocaman bir tencerede küçük küçük kesilmiş etleri kavuruyor. 
Tane öyleki, örf öyleki, önceki nesillerden aktarılanlar öyleki.
Ev kalabalık. Eski moda topuklu hanım terliklerinin içinden nike çorabım görünüyor. Görünce güleceğim geliyor. Yaldızlı parmak dekolteli o konuk terliklerinden fırlayan çoraplı parmaklar, kıyafetimle müthiş bir karşıtlık oluşturuyor. Fakat takılmıyorsun. Nede olsa o terlikleri bir kaç saat giyip sonrasında ayakkabılığa bırakıp çıkacaksın.
 Bugün yaşı bir fazlaca olmuş kişiler genç o günlerde daha. 
Coşku var, ümit var, yapacaklar var daha.
Gidilecek bölgeler, görülecek günler, yaşanacak koca koca seneler var daha.
Düşünmüyor insan o günlerde o anları bolca keseden yaşarken, aynı bayramda ileriki yıllarda aynı kalabalığın çevresini sarmayabileceğini..
Keşke tutma şansı olsaymış diyorum şimdi.
O anları bir kutu içinde saklamayı becerebilseymişim.
Hep olacak, bayağı, bugünlerden daha oldukca var dediğimiz o günler zihinde tek tük anıyla kayıtlı şimdi.
Kimisinin başı var, kimisinin sonu. 
Bölük pörçük hatırlıyor zihin. 
Yalnız, sessiz anlarda güzel geliyor bir ihtimal düşünmek fakat bir taraftan da o düşüncenin getirmiş olduğu hisler, hasret, hüzün şeklinde duygular hazırlıksızsa insanı kötü çarpıyor. 
Ölümü idrak etmek güç şundan dolayı. 
Gidilmemiş bir diyarı iyi mi anlayacaksın?
Ölen tüm babaanneler, anneanneler, dedeler, anneler, babalar, tüm sevdikler izliyor mudur bizleri şimdi ne dersiniz?
Onları ne oldukca özlediğimizi görüyor, duyuyor, biz buradan anlamasak dahi uzaktan sarılıyorlar mıdır bizlere dersiniz?..
Keşke..
Keşke dünya daha uzun yaşamlar yaşayabilen insanları gezindirebilseydi toprağında. Altında sonsuz değil de üstünde sonsuz olabilseydik. 
Doğru mu değil mi kim bilir fakat o yüzlerce yıl yaşamış olduğu söylenen altın çağdaki insanlara buradan bakınca sırf bu sebepten dolayı imrenmiyor değil insan..
Daha uzun yaşamayı, yaşlılarımızı daha oldukca yaşatabilmek, onlarla daha oldukca zaman geçirebilmek için arzu ederdim ben sanırım. Ölmüşler ölmemiş olurdu şundan dolayı o süre görebilirlerdi göremediklerini. 
Yoksa günü gelen gitmeli doğal olarak. Kendisine verilen şansı iyi değerlendirdikten sonrasında bir sonraki evreye pek doğal geçebilmeli. Fakat işte duygular, kalp, sevgi, hasret yerle bir ediyor zihnin mantıklı bulmuş olduğu tüm söylemleri. 
Bilhassa de bu şekilde günlerde. Bayram günlerinde.
O yüzden sevgiyi ertelemeden, bugünlerin önemini es geçmeden yaşamak en güzeli. Bundan 5 yıl sonrasında, 10 yıl sonrasında kimler yanınızda kalmaya devam edecek, siz kimlerin yanında kalmış olabileceksiniz bilmiyorsunuz şundan dolayı. O nedenle zamanında güzel tüm sevgiler. İstediğinizde gidebileceğiniz aile evi, aradığınızda bulabildiğiniz anne, baba oldukca kıymetli. Geçiyor şundan dolayı sonrasında. O günler, onları bu yaşlarındaki halleri ile tanıyabileceğiniz, daha gerçek sevebileceğiniz ve anı biriktireceğiniz zamanlar. 
Ben bugün eskiden gelecekte nasıl biteceğini düşünmeden, kendimin kim bulunduğunu, olacağını bilmeden boş boş ortalıkta dolandığım, mutfağa gitsem kalabalık, salona gitsem kalabalık, o minik halime bile oturacağı, duracağı yer bulamadığım günlerde, o evlerde, o bayram günlerinde geziniyorum devamlı. 
Özlüyorum, anıyorum, iyi ki diyorum. 
Yaşam onlardan geçerek ulaştı bana. İyi ki o kalabalıkta koşturan çocuklardan biri olabildim. İyi ki öyleydi bizim bayram sabahlarımız. İyi ki yedik, içtik, güldük birlikte. Bu yaşamı yaşayıp, bu dünyadan gitmiş, yeri dolmayan, doldurulamayan büyükanneler, büyükbabalar, tüm büyükler..
Sizi bu bayram da unutmadım.
Unutmadık.
Şu sebeple siz gerçek sevgiyi, biz daha onun ne işe yaradığını, iyi mi bir şey bulunduğunu bilmeden bizlere gönülden verenlerdiniz.
Meğer bayram siz varsanız ne güzel, ne mutlu, ne rahat, ne dolu dolu siz yoksanız ne hüzünlü, ne boş, ne eksikmiş..

Son Dakika Haberler